porno hikaye - sex hikayeleri - porno

Sisli
  • EURO
  • DOLAR
ResimLink - Resim Yükle

Çelik, sözünü tuttu

Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, seçimlerde verdiği sözünü yerine getirdi. İnegöl Ziraat Odası Toprak Bitki Su Analiz Lâboratuarı, düzenlenen tören ile hizmete açıldı.   Açılışı törenine Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, Kaymakam Ali Akça, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Yüzbaşı Uğur Baş, siyasi […]
EKONOMİ - Ocak 20, 2015 6:09 am A A

Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, seçimlerde verdiği sözünü yerine getirdi. İnegöl Ziraat Odası Toprak Bitki Su Analiz Lâboratuarı, düzenlenen tören ile hizmete açıldı.

 

Açılışı törenine Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, Kaymakam Ali Akça, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Yüzbaşı Uğur Baş, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, oda ve dernek başkanları, kurum ve kuruluş müdürleri ile çok sayıda vatandaş katılım gösterdi.

 

VERİM VE KALİTEDE BÜYÜK ARTIŞ SAĞLANACAK

Programın açılış konuşmasını yapan İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, “Ziraat Odası olarak yegâne amaçlarının çiftçilere hizmet olduğunu belirterek, “Çiftçilerimizin refah seviyesini yükseltmek, daha bol ve kaliteli ürün almasını sağlamaktır. Toprak, Yaprak ve Sulama Suyu Laboratuarı bölgemiz için büyük bir ihtiyaçtı. Bölgemizin temel bir eksiğini gidermiş olmanın mutluluğu içerisindeyiz. Bu laboratuar çalışmalarıyla çiftçilerimize hizmet edeceğiz.  İnegöl’de tarımsal üretimi ve ürün verimini arttıracak, İnegöl tarımını daha ileriye taşıyacak bir toprak analiz laboratuarı kurduk. 300 bin TL bütçeli bu laboratuar ile İnegöl Ziraat Odası bünyesinde, İnegöl çiftçisinin çok ihtiyaç duyduğu ‘Toprak Bitki ve Su Analiz Laboratuarı’ sayesinde İnegöl’de verim ve kalite artışında büyük ilerleme sağlanmış olacak. Çiftçimiz daha az masrafla daha çok kazanacak. İnegöl ve civar ilçelerimizdeki çiftçilerimiz pahalı ve niteliksiz analiz yaptırmak zorunda kalmayacak” dedi.

 

ÇİFTÇİLER BÜYÜK BİR MADDİ KÜLFETTEN KURTULACAK

Günümüzde artık tarımı daha bilinçli ve profesyonelce yapmak gerektiğini belirten Sezai Çelik, “Daha bilimsel yöntemlerle tarım yapılması halinde hem toprak korunur hem de ekonomik anlamda daha fazla kazanç sağlanır. Bunun en önemli ayaklarından biri toprak analizidir. Toprak analizlerinin amacı toprakta bulunan bitki, besin maddesi miktarlarının belirlenmesi ve o toprakta yetiştirilecek bitkinin gübre cinsinin ve miktarlarının tespit edilmesidir. Toprak analizi maliyeti düşük ve kaliteli bir tarım için mutlaka gereklidir. Çiftçimizin bize getireceği numuneleri inceleyip kendisine sonuçlarını bildireceğiz. Böylelikle hem daha bilinçli tarım yapılacak hem de çiftçimiz büyük bir maddi külfetten kurtulacak” şeklinde konuştu.

 

ÇİFTÇİYE DESTEKLEME MÜJDESİ

Tarım Bakanlığı Akreditasyonu için de gerekli çalışmaların başlatıldığını ve tamamlandığında çiftçilerin yaptırdıkları tahliller için destekleme almalarının da sağlanmış olacağını belirten Çelik, “Özellikle çiftçilerimiz için içinde bulunduğumuz Ocak ve Şubat ayları toprak tahlili için en uygun aylar olup laboratuarımız İnegöl ve tüm bölgelerimizdeki çiftçilerimizin hizmetindedir. Laboratuarımız bünyesinde Laboratuar Sorumlumuz Bitki Besleme Uzmanı Ziraat Mühendisi Nagihan Emer, Kimyager Pınar Karataş ve bir yardımcı personel ile hizmet vermektedir. Analizlerde kullanılan metotlar uluslararası düzeyde kabul görmüş metotlar olup, özellikle toprak analiz metotlarının ülkemiz topraklarına uygunluğu, değişik üniversite ve araştırma kurumları tarafından kanıtlanmış bulunmaktadır. Toprak analizleri, tarım topraklarının verimlilik potansiyellerini ortaya koymak ve üzerinde yetiştirilecek bitkiler için sağlayacakları bitki besin maddeleri düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmaktadır. Bu amaçla toprak örneklerinde pH, karbonatlar, aktif kireç, eriyebilir toplam tuz, doymuşluk, bünye, organik madde, toplam N, alınabilir P, K, Ca, Mg, Na, Fe, Mn, Zn, Cu ve B analizleri yapılarak, analiz sonuçları yorumlanmakta ve yetiştirilecek bitkilerin besin maddesi gereksinmeleri dikkate alınarak gübreleme programları hazırlanmaktadır. Böylece gereği kadar gübre verilmesi sağlanarak, son derece değerli tarım topraklarımızın verimlilik dengeleri korunmuş, gübrelemenin çevre üzerindeki olumsuz etkileri giderilmiş, daha fazla, daha nitelikli ve daha sağlıklı tarımsal ürünler elde edilmiş olmaktadır. Bitki analizleri, dolaylı olarak bitkilerin üzerinde yetiştikleri toprakların verimlilik durumlarını ortaya koymak ve uygulanan gübreleme programlarının kontrolü ve geliştirilmesi amacıyla uygulanmaktadır. Yaprak örneklerinde N, P, K, Ca, Mg, Na, Fe, Mn, Zn, Cu besin elementlerinin analizleri yapılmakta ve analiz sonuçları söz konusu bitkiye özgü sınır değerleri ile kıyaslanarak bitkilerin beslenme düzeyleri değerlendirilmektedir. Su örneklerinde uygulanan analizler özellikle sulama suyu kalitesinin belirlenmesine yönelik olup, sularda pH, EC, katyon (K, Ca, Mg, Na) ve anyon (CO3, HCO3, Cl, SO4) analizleri yapılarak, Sodyum Adsorpsiyon Oranı (SAR), Kalıcı Sodyum Karbonat (RSC) ve Potansiyel Tuzluluk (PS) değerleri hesaplanmakta ve sulama suyu sınıfı belirlenmektedir. Laboratuarımız, ülkemizin tüm bölgelerinde yetiştirilen hemen hemen tüm bitkiler için gübreleme amaçlı taleplere yanıt verebilecek bilgi birikimine sahip bulunmaktadır. Toprak Bitki Su Analiz Laboratuarı bölgemiz için büyük bir ihtiyaçtı. Bu laboratuar çalışmalarıyla çiftçilerimize hizmet edeceğiz” diye konuştu.

 

TARIMDA BAŞARI ÖYKÜSÜ YAZACAĞIZ

İnegöl’ün hep mobilyasının, köftesinin, ticaretinin ve kaplıcasının konuşulduğunu ama İnegöl’ün tarımının da en az bu konular kadar önemli olduğunu belirterek bir konuşma gerçekleştiren Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Buna dair son yıllarda önemli yatırım ve atılımlar yapılıyor. Bununla alakalı da İnegöl Belediyesi olarak birçok konuda öncü olmanın keyfini ve hazzını yaşıyoruz. Ayçekirdeği ile alakalı bir başarı öyküsü yazdık, İnegöl alası olarak bunu tescil ettirdik. Hem rekoltenin hem fiyatın artışı ve gerçekten bu konuda üreticilerin kazançlı hale gelmesi bizim için sevindirici bir durum. İnegöl olarak yılda 2 kez mobilya 1 kez de tarım fuarı yapıyoruz. Bu yıl inşallah MODEF çatısı altında daha kurumsal ve uluslar arası fuar takvimine girmiş bir şekilde bu konuda da bir başarı öyküsü yazacağız. Allah kısmet ederse bu fuarlar aracılığıyla çok daha iyi yerlere geleceğiz. Büyükşehir yasası ile beraber biz belediye olarak tarımla alakalı para harcama yetkisine, bu konuda destek verme yetkisine sahibiz. Daha önce bununla alakalı ne bir müdürlüğümüz vardı ne de bir yatırım durumumuz vardı. Allah’a hamdolsun 10 yıllık süreç zarfında bu konuda Ayçekirdeği şölenleriyle, fuar organizasyonlarıyla ve birçok projeye destek vermeye çalıştım. Yeni yasayla kırsal hizmetler müdürlüğümüzü kurduk ve buna bütçe ayırdık. İnşallah önümüzdeki yıldan itibaren daha önce seçim beyannamemizde ifade ettiğimiz konuların bir bir nasıl gerçekleştiğini hep birlikte göreceğiz. Biz bazı şeyleri icra ederken bu konuda bize düşen destek vermemiz gereken konular varsa onlarla alakalı da her zaman destek olacağız. Sevindirici bir durum. Bizim Büyükşehir’de tarım komisyonunda Selahattin Külcü arkadaşımız var. İnşallah İnegöl Belediyesi’nin imkân ve destekleriyle beraber 2015 yılından itibaren tarımla alakalı şehrimize çok daha iyi değerleri kazandıracağız. Burada nihai bir amacımız var; bu işi daha kazançlı, daha kârlı bir hale getirebilmek, ihracat yapabilmek. Nasıl ki mobilyada İnegöl adına bir başarı öyküsü yazdıysak inşallah tarımla alakalı da aynı öyküyü yazacağız. Analiz laboratuarımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. İnşallah verimliliğin artması, daha kaliteli ürünün ortaya çıkması, üreticimizin daha da bilinçlendirilmesi adına burası da inşallah bir vesile olur” dedi.

 

ÇİFTÇİMİZ BİZE ALIN TERİNİ VERİYOR

2014 yılında çıkan kanunla idari ve mali yönden daha güçlü odalara sahip olduklarını belirterek konuşmasına başlayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Üreticimize daha fazla hizmet veren daha fazla tesis kuran daha fazla eğitim yapan odalarımız var bugün. Odalarımızın yüzde 80’i kendi hizmet binalarına kavuştu. Yüzde 45’inde tarım alet ve makineleri var. Türkiye genelinde 85 tane laboratuar açılışı gerçekleştirdik. 200’e yakın Avrupa Birliği kırsal kalkınma projesini hayata geçirdik. Kaynaklarını bulduk. Her şeyi devletten bekleme anlayışından sıyrılmamız lazım. Çiftçimiz bize alın terini getiriyor veriyor. Tarım Bakanlığımızın da bir takım hizmetlerini almaya başladık. Daha farklı hizmetlerini de almaya çalışacağız. Bize yakışanı yapmamız lazım. Bize gelen alın terini son kuruşuna kadar çiftçimize hizmet olarak vermemiz lazım. Bunu yapamazsak bu para bizi ateş gibi yakar Allah korusun” şeklinde konuştu. Sezai Çelik’i de kutlayan Bayraktar, Sezai başkan döneminde odanın büyük bir gelişme kaydettiğini vurguladı.

 

ÇİFTÇİLERİMİZİN YARALARINI SARMAMIZ LAZIM

Kurulan bu laboratuarları önemsediklerini belirten Genel Başkan Bayraktar, “Yapmış olduğumuz çalışma da yaklaşık 10 milyar TL civarında yetersiz ve yanlış gübre kullanmaktan dolayı israfımız var. Yeterli gübre de kullanmak lazım ama toprağın ihtiyacı olan gübreyi de kullanmamız lazım. Toprağın hangi besine ihtiyacı olduğunu bu laboratuarlar marifetiyle tespit ediyoruz. Hem mikro hem de makro analiz yapıyoruz. Devlette toprak analizlerine teşvik etmek maksadıyla bir takım destekler veriyor. Hedeflerimiz büyük. Çiftçimizin neye ihtiyacı varsa onu karşılamak durumundayız. 2013 yılının Eylül ayında büyük kuraklık yaşadık. Doğal sonucu olarak buğday üretimimiz 22,5 milyon tondan 18 milyon tona geriledi. 2014 yılının Mart ayında don felaketi ile karşı karşıya kaldık. Meyvelerimiz zarar gördü. 2015 yılına geldiğimizde İnegöl’de aşırı kar yağışı nedeniyle seralarımız zarar gördü. Bir hafta önce de don yaşadık. Çiftçilerimizin borçlarının yapılandırıldığını biliyoruz. Geçen günlerde bakanımızla görüştüm. Başbakandan da bir randevu talep ettim. Ocak ayında da zarar gören çiftçilerimiz, borç erteleme kapsamına alınması lazım. Elektrik borçlarının da yapılandırılması için çalışma yapıyoruz. Çiftçimizin üretimini sürdürebilir kılması açısından muhakkak surette yaralarını sarmamız lazım. Çiftçimizi ayakta tutmamız lazım” diye konuştu.

 

AYAKTA KALMAK İÇİN BİRLİK OLMAMIZ GEREKİYOR

Tarımın stratejik öneme sahip olan bir sektör olduğunu belirten AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ise, “Bu sektörü de AK Parti hükümeti olarak her zaman destekliyoruz, desteklemeye devam edeceğiz. Tarım kesiminin nüfusuna oranı yüzde 28. toplumun dörtte biri hala tarımla uğraşıyor. Ama gelişmiş batı toplumlarında bu oran maksimum yüzde 5 seviyelerinde. Toplulaştırma ile alakalı çalışmalar yapıyoruz. Tarımın temel girdisi su. Sulu tarımı desteklediğimiz müddetçe üretim zenginleşir. Böylelikle ülke ekonomisi güçlenir. 2002 yılında iktidara geldiğimizde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde 300’ün üzerinde barajın temeli atılmıştı. 10-15 yıllık baraj temelleri vardı. Temeli atılmış kalmış. Cumhurbaşkanımızın Başbakanlık döneminde ilk talimatı yarım kalan barajların tamamlanmasıyla alakalıydı. İnegöl’de bulunan iki barajımız vardı. Hamdolsun ikisini de bitirdik. Boğazköy Barajımızı bu sene devreye alacağız. Toplulaştırmayla birlikte oraya 350 milyon liranın üzerinde bir kaynak aktarıyoruz. Babasultan Barajımızın yeraltı borularının yüzde 20’si tamamlandı. İnşallah 2016 yılına da orayı yetiştireceğiz. İnegöl’ün 4 bin 100 hektar tarım arazisi sulanacak. Birçok yerde gölet yapıyoruz. Biz iktidara geldiğimizde tarım ihracatımız 3 milyar dolar seviyesindeydi. Bugün 20 milyar dolarları yakaladık ama 2023 hedeflerimiz var. 85 milyar dolar tarımsal ürün ihracatı yapmamız gerekiyor. Bu hedeflerle de dünyanın 5 büyük tarım ülkesi arasına girmemiz gerekiyor. Bize öğretilen bir konu vardı. Türkiye su zengini. Öyle değil. Üzülerek söylüyorum; Türkiye su zengini ülke değil. 780 bin kilometrekarede saniyede 70 milyar litre su hacmimiz var. Marmara Bölgesi kadar olan Gürcistan bunun tam iki katı. Suyu çok iyi kullanmak gerekiyor. Suyu depolamak ve vahşi sulama yapmadan borularla toprakla buluşturmak gerekiyor. Bunun için faizsiz krediler veriyoruz. AK Parti hükümetleri bu eli öpülecek çiftçiye elinden gelen desteği veriyor. Başbakanımızın köylünün elini öptüğünü hepimiz gördük. 13 milyar lira tarıma destekleme sağlıyoruz. Tarımsal destekleme kurumu var. Milyarlara varan destek veriyor. Ama bu fonların iyi kullanılmadığını görüyorum. Bu konuda birlik olmamız gerekiyor. Ziraatçilerimizin bir araya gelmesi gerekiyor. Ürünü topraktan çıkarıp satmak yetmiyor. Eğer bunu işleme gücümüz varsa, bu desteği de biz veriyorsak bir araya gelerek bu ürünleri yatırımlarla şekillendirmemiz gerekiyor. Ziraatçimizin yavaş yavaş KOBİ ölçeğinde sanayici olma vasfına da geçmesi gerekiyor. Ayakta kalmak için birlik olmamız gerekiyor. Kendi karımızı artıracak duruma gelmemiz gerekiyor. Ziraat Odası’nın hayata geçirdiği laboratuar çiftçimize destek verecek. Köylü milletin efendisidir. Ziraat Odaları Birliği’nin logosunda yazan Vatan, Hürriyet ve Ekmek bizim için çok önemli” dedi.

 

BİZİM ÇİFTÇİMİZ GÖZDEN TAHSİLLİDİR

Son olarak söz alan Kaymakam Ali Akça ise, “Çiftçi gözden tahsillidir. Bizim çiftçimiz herhangi bir ürünü yetiştireceği zaman komşusuna bakar ne yetiştiriyor diye. Ondan sonra o ürünün yetiştiriş sürecini takip eder, hangi ürünleri kullanıyor, o üründen ürün artışı elde ediyor mu ya da daha mı az ürün alıyor konularını takip eder, eğer o çiftçi başarılı olursa kendisi de onu uygulamaya koyar. Onu gören diğerleri de bunu esasa alarak hayatlarını bu şekilde devam ederler. O yüzden bizim çiftçimiz gözden tahsillidir. Bundan 2 gün önce yerel medyada güzel bir haber okudum. İlçemizin önemli sivil toplum kuruluşlarından bir tanesi İMOS mobilyacı kardeşlerimize yönelik bir toplantı düzenlemiş, kurumsal gelişimlerini daha iyi nasıl yapabilirler, kurumlarını geleceğe daha iyi nasıl taşıyabilirler diye. Orada bir kavram ön plana çıkıyordu; alışkanlık yönetiminden analiz yönetimine geçiş. Orada bir takım yöntemlerden bahsediyorlar; liderlik, özerklik, konfor. Ama orada da ön plana çıkan son husus; yenilik. Alışkanlık yönetiminden analiz yönetimine geçiş başlığı altında karşımıza çıkan ana kavram; yenilik. Yeniliklerden kaçamayız. Çiftçimiz alel usul yöntemlerden teknolojinin, bilginin esas alındığı yöntemlere geçmek zorundadır. Bunun da ana basamaklarından bir tanesi açılışını yapacağımız laboratuardır. Bu yeniliği ilçemize kazandıran Ziraat Odası Başkanımıza teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu laboratuarla çiftçilerimiz yarınlara yönelik yenilikleri de hayatlarına esas alacaklardır. Tüm çiftçilerimizin yarınlarının aydınlık, ürünlerinin bereketli olmasını temenni ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”dedi.

 

ResimLink - Resim Yükle

Bu haber 1900 kez okundu.
EKONOMİ - 6:09 am A A
BENZER HABERLER

HABER LİSTESİ